Aikido ve psikoloji bir eğitimde birleşti. Psikolojik danışman Miryam Anjel ve aikido eğitmeni Atakan Utku tecrübelerini iş hayatıyla birleştirdiler. Psikolojinin ve aikido’nun birbirine çok benzediğini farkeden Anjel ve Utku, verdikleri 2 günlük eğitimde iş hayatındaki problemleri çözmeye çalışıyorlar.
Birlikte eğitim verme fikriyse şöyle ortaya çıkmış: Atakan Utku, aikido’nun ilgisini çeken tarafının günlük hayatla kesiştiği noktalar olduğunu söylüyor. "Aikido çok uzun yıllara dayanan bir sanat. Günlük hayata dair de birçok önerisi var. Bazı teknikleri ve çalışmaları günlük hayatın içinde bire bir bulmak beni çok şaşırttı. Çatışma mesela, iş hayatında da çok karşılaşıyoruz. Ya da rekabet. Aikidodan yola çıkarak iş yaşamındaki rekabete farklı bir bakış açısı getirmek mümkün olabilir mi, sorusunu sordum ve bununla ilgili Miryam’a geldim. Psikolojiyle ilgili bir tarafı var ve ondan da yardım istedim.İngilizce " 6 aydır bu eğitimi veren Anjel ve Utku çalışmalarında iş hayatıyla ilgili paralellikler kurabildiklerini söylüyorlar. Miryam Anjel ve Atakan Utku önceden tanışıyormuş. Aikido hakkında konuşurlarken Geschalt felsefesinin (2) aikido ile benzer yanları olduğunu farketmişler. Kişinin kendisiyle ilgili farkındalığının ne kadar önemli olduğu ikisinde de vurgulanıyor. Anjel: "Çalıştığım kavramların aikido’da da olduğunu görünce bu iki bilim dalını ya da sanatı birleştirmeye ve insanlara sunmaya karar verdik" diyor.
Dünyayı değiştirmenin yolları
Samurayların aikidoyu öğrenme tarzları ve günümüz şartları şaşırtıcı bir şekilde benziyormuş. İş yaşamındaki profesyonellerin yaşadıkları, eğitim süreçleri, çalışma hayatına girdikten sonraki yaşadıkları, o dönemdeki samurayların hayatlarıyla çok benzerlik taşıyormuş. Samuray savaşçı olarak yetiştirilirken iyi ata binmeyi, iyi silah kullanmayı öğrenirken bir yandan da kendinin farkına varmayı, kendini tanımayı ve kaliteli, huzurlu bir yaşam sürmenin yollarını öğreniyormuş. Bugün profesyoneller de iş yaşamında bir çeşit savaşın içindeler. Utku, profesyonellerde eksik olan şeyin kendilerinin ve yaşadıkları anın farkında olmamaları olduğunu söylüyor. "Bu noktadaki farkındalığı artırdığımız zaman kendi içlerinde daha sorunsuz daha çatışmasız bir hayat yaşayacaklarını hem de farkındalığı yüksek bireylerden oluşan kurumların çok daha başarılı olacağı fikrinden yola çıkıyoruz."
Anjel ise Geschalt’a göre bir kişinin farkındalığı ne kadar yüksek olursa karşındakinin ihtiyacını da o kadar iyi anlayabilir diyor. ıkilinin çok da iddialı bir hedefleri var: Yöneticilere "Dünyayı değiştirmenin" yollarını anlatmak. Utku dünyayı değiştirmenin yolununun kişinin kendini değiştirmesinden geçtiğine inanıyor. "Yaptığımız şey hep dışarıda birşeyleri değiştirmek için. Sevgilimi değiştirmeye çalışıyorum beni daha çok sevsin diye, patronumu değiştirmeye çalışıyorum, daha huzurlu, daha çok para kazandığım bir işim olsun diye. Ama hiçbiri olmuyor. ış kendimizi değiştirmekle başlıyor." 2 tam gün süren eğitimde verilen her bilginin ardından bir uygulama yer alıyor. ılk gün aikido, aikido’nun tarihsel süreci ve felsefi akımlar anlatılıyor. Çatışma, mesafe, doğru zamanda doğru yerde olma gibi şeyler ise minderin üzerinde katılımcılara uygulamalı olarak gösteriliyor. Tehdit algılaması anlatılıyor. Katılımcı kimleri tehdit olarak algılıyor minder üzerinde? Herkes aynı şirket için çalışıyor ama birilerinden hoşlanmıyor olabilir. Birileri ’taş koymaya’ çalışabilir, birileriyle rekabet halinde olabilir. Bu yüzden tehdit algılamasını aikido yaparak gösteriyorlar. ıkinci gün de Geschalt teorisine göre kavramlar işleniyor. Karşılaştıkları bir uyarıcıdan nasıl ve neden farklı etkilendiklerini anlatırkan katılımcılara bir uyaran veriyor ve herkese ilk ne çağrıştırdığını soruyor. Böylelikle farklılıklar ve benzerlikler ortaya çıkıyor.
Sorunlar gruplanıyor
Stres altında karar alabilme konusu işlenirken aikidoda birden fazla saldırıyla karşı karşıya kalınan durumlar, çalışmalar anlatılıyor. Bu çalışmada Utku ortada duruyor. Önce 1 kişi saldırıyor. Sonra kişi sayısı 2’ye, 3’e, 4’e çıkıyor. Bir süre sonra aikido bilgisi olmayan kişi sıkışıyor, hareketsiz kalıyor. Sonra o kişiye çoklu saldırılarda birden fazla sorunla nasıl mücadele edeceği konusunda teorik bilgi veriliyor ve uygulamalı olarak gösteriliyor. Koçluk sorunlar eşleştirip beraber çözme yoluna gidiliyor. Böylece dört sorun ikili 2 sorun haline geliyor. Bu tip uygulamalarla günlük hayatın içindeki yansımaları aktarılmış olunuyor. Yani interaktif bir eğitim. Dinlenip not alınarak değil hareket edip teknikleri kendi üzerlerinde uygulayacakları bir eğitim.
kaynak:hurriyet ik




